Sultanahmet Meydanı İstanbul’un en çok bilinen ve en önemli tarihi meydanlarından biridir. İstanbul’a gelen yerli ve yabancı turistlerin gezmek için ilk uğradıkları noktadır. İstanbul’un önemli eserlerinden Yerebatan Sarnıcı, Ayasofya, Sultanahmet Cami de Hipodrom’un çevresinde yer almaktadır.

      Bizans Dönemi’nde Hipodrom, Osmanlı Dönemin’de ise At Meydanı olarak bilinmekteydi. Bizans devrindeki önemli yapılar ve abideler Hipodrom çevresinde inşa edilmiştir yalnız günümüze bu yapılardan çok azının kalıntıları ulaşabilmiştir. Büyük Saray diye bilinen İmparatorluk Sarayı Hipodrom’un yanından başlayıp deniz kenarına kadar uzanmaktaydı, bu saraydan günümüze salonlarından birinin yer mozaik panosu ulaşabilmiştir. Roma ve Bizans İmparatorluğu dönemlerinde Hipodrom şehrin toplantı, spor ve eğlence faaliyetlerininin düzenlendiği çok önemli bir konumdaydı. Yarışlar, vahşi, hayvanlarla gösteriler, toplantılar, çeşitli eğlenceler vb burada düzenlenirdi. Bizans döneminde devlete karşı çıkan ayaklanmanın da merkezi burası olmuştur. Osmanlı Dönemi’nde de meydan önemli bir yere sahipti ve burada çeşitli gösteriler ve festivaller düzenlenirdi.

Hipodrom

      Devasa bir U harfi şeklinde olan görkemli Hipodrom‘dan günümüze yuvarlak güney ucu ve üç abide ulaşmıştır. Bu üç abide; Örme Dikilitaş, Mısır’dan getirtilen Dikilitaş ve Delfi’deki Apollon Tapınağı’ndan getirtilen Yılanlı Sütun’ dur. Dikilitaş’ın Mısır Firavunu 3. Tutmosis tarafından M.Ö 15. yüzyılda yaptırıldığı bilinmektedir. Kırmızı Asvan granitinden yapılmış olan bir Antik Mısır Dikilitaş’ ıdır. Orijinal boyutu 30 metre olsa da şuan ki boyu 18,45 metredir ve M.S 390 yıllarında Roma İmparatoru 1.Theodosius tarafından İstanbul’ a getirtilerek meydana dikilmiştir. Örme Dikilitaş Konstantin Dikilitaş’ı olarakta bilinmektedir. Tam olarak ne zaman yapıldığı bilinmemekle birlikte, 10. Yüzyılda 7. Konstantinos tarafından tamir ettirilmesiyle birlikte onun adıyla anılmaya başlanmıştır. Boyu 32 metre olup, kaba kesilmiş taştan yapılmıştır. Meydandaki en ilginç abidelerden biri de Yılanlı Sütun ‘dur. Şehri böcek ve sürüngen istilalarına karşı korumak için 324 yılında İmparator Konstantin tarafından İstanbul’ a getirtilmiştir ve o dönemlerde sütunun büyülü güçleri olduğuna inanılmaktaydı. Birbirine dolanmış üç yılanın tasvir edildiği bronzdan yapılmış Antik Yunan Anıtı ‘dır. Normalde daha büyük olsa da günümüze 5 metrelik bölümü ulaşmış ve yılan başlarından ikisi kayıp olmakla birlikte, bir başı İstanbul Arkeoloji Müzesi’ nde sergilenmektedir.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.